25 Kasım 2014 Salı

Unutursam Fısılda

Ben yine gece gece rahat durmadım oturdum bu yazıya başladım. Bugün benim için fazla hüzünlü bir gün nedendir bilmem. İlk defa düzgün bir abla gibi kardeşlerimi alıp sinemaya götürdüm. Oturduk beraber unutursam fısılda filmini izledik. Tabii ki bu mutlu aile tablomuz uzun sürmedi çıkışında hemen kavga ettik ve şimdi konuşmuyoruz birbirimizle. Ben de hırsımı filmlerden almayı deneyerek 4 film bir dizi izledim ve artık ağlamaktan gözlerim şişti dünyayı çok küçük bir pencereden görebiliyorum.

Neyse gelelim filmimize. Unutursam Fısılda! İlk yarıda genelde insanları güldüren ikinci yarıda ağlatan beni ise hıçkırıklarımı tutmak için peçeteyi ağzıma sokturan bir film oldu. belki benim ağlamaya olan hevesimden bilemiyorum ama küçük kardeşim Tunahan bile ben 2 yerinde ağladım diyorsa vardır bu işte bir iş.



Bir Çağan Irmak eseri olan filmin oyuncuları olarak Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bursin, Gözde Çığacı, Hümeyra ve Işıl Yüceso'yu sayabiliriz. Küçük bir kasabaya kaymakam oğlu olarak gelen Tarık'a aşık iki kardeş ve müzik sevdası işleniyor filmde. Tarıkla birbirini seven Hatice ve Tarık'a aşık Hanife. Tarık ve Hatice'nin hem birbirlerine hem müziğe olan sevdasının onları İstanbul'a Erhan'ın yanına kaçmaya zorlar. Tarık, Hatice ve Erhan kendi şarkılarını besteleyerek ve Hatice'nin ablasından çaldığı şiirlerini şarkı sözü haline getirerek 70'li yılların ünlü simaları haline gelirler. Bu duruma dayanamayan Hatice'nin babası felç geçirir ve annesi erken yaşta ölür. Hasta babasına ise ablası Hanife bakar ve hayatının mahvolmasından her zaman Haticeyi nam-ı diğer Ayperi'yi suçlar. biricik sevgilisi kocası Tarık'ın ölümünden sonra bir türlü eski ününü koruyamayan Ayperi yaşlandığı zaman dolandırılması ve alzheimer hastalığının başlangıcında olması sebebiyle eski yuvasına ablasının yanına döner. Hanife yıllardır biriktirmiş olduğu intikam ve nefret duygularıyla kardeşine olan sevgisinin arasında kalır. Erhan'ın Ayperiyi tekrar bulması ve Ayperi için düzenlenecek bir gecenin oluşturulmasıyla biten film gerek abla kardeşin çatışmaları olsun gerek Tarıkla Ayperi'nin birbirine olan aşkları olsun bol bol göz yaşı döktürecek niteliktedir. Ayrıca filmin bir geçmişe bir şimdiye giderek gayet başarılı yapılmış olması, kurgunun ve oyuncuların bu denli güçlü olması Türk Sinemasının da ne kadar gelişmiş olduğunun, değerinin arttığının bir kanıtıdır,

Bu güzel kış günlerinde yapacak hiçbir şey bulamadığınız zaman ister tek başınıza ister sevdiklerinizle izleyebileceğiniz gayet başarılı bir film olur kendisi. Eğer hala izlemediyseniz gidip bir an önce izleyin, izlediyseniz de yorum yapın tartışalım konuşalım değerlendirelim burada :)